Bir Nida
Liste Fiyatı :
200,00TL
İndirimli Fiyat :
130,00TL
Kazancınız :
70,00TL
Taksitli fiyat :
9 x 15,89TL
Havale/EFT ile :
126,75TL
9786259351704
1538152
https://www.teklifkitap.com/bir-nida
Bir Nida
130
Mevsim bahar, hafif esen rüzgâr, uçuşan martıların sesi, kıyıya vuran dalgalar, şehrin incisi, İstanbul Boğazı, gündüzü güneş ile parlarken, gecesi şehrin Işıklarıyla bambaşka bir hâl alır. Boğazın kıyısını süsleyen Ortaköy caminin penceresinden bakmalı bide denizin mavisine... Bakmalı bakmasına Sadece gözüyle bakanlar, nasıl görsün Rabbini! Halbuki baktığın her yer bir ayet değil miydi?
Bu güzelliklerin içinde koşturmacalı bir hayatı vardı, İstanbul'un... Ortalama olarak sabahın altısında başlayan akşam sekize kadar süren, sistemin dayatmış olduğu çalışma saatleri. Metro, otobüs, tramvay, vapurlar; sabahın erken saatlerinde, dolup taşıyordu. Günde oniki saati çalışmak ile, iki saati de trafikte geçen köleleştirilmiş bir toplum! Akşam olduğunda evine dönen yorgun bedenler; yemek yedikten sonra yine sistemin hayatlara dayattığı, içini haramların, fuhuşun içerdiği filmleri seyrettikten sonra uyumaya geçiyorlardı... Hafta sonları da futbolla, gezmeyle, çalışan kadın ise; bir kısmı da ev temizliğiyle harcıyordu.
Semtlerin meydanlarında her fikre sahip insanları görmek kaçınılmazdır. Ateist, deist, kominist, eşcinsel, putperest... Ve her türlü fuhşiyat. açıktan, gözler Önünde işlenilir. Bunun da adına; "özgürlük" denmişti. Sahi neydi, özgürlük!? Yarı çıplak giyinip hain bakışları üstüne çekmek mi? Ulu orta yerde içki içmek mi? Muhafazakâr ailelerin çocuklarının önünde yapmaya haya ettiği şeyleri, ulu orta yerde helal olmayan birliktelikleri yaşamak mıydı (!) özgürlük?
Bu güzelliklerin içinde koşturmacalı bir hayatı vardı, İstanbul'un... Ortalama olarak sabahın altısında başlayan akşam sekize kadar süren, sistemin dayatmış olduğu çalışma saatleri. Metro, otobüs, tramvay, vapurlar; sabahın erken saatlerinde, dolup taşıyordu. Günde oniki saati çalışmak ile, iki saati de trafikte geçen köleleştirilmiş bir toplum! Akşam olduğunda evine dönen yorgun bedenler; yemek yedikten sonra yine sistemin hayatlara dayattığı, içini haramların, fuhuşun içerdiği filmleri seyrettikten sonra uyumaya geçiyorlardı... Hafta sonları da futbolla, gezmeyle, çalışan kadın ise; bir kısmı da ev temizliğiyle harcıyordu.
Semtlerin meydanlarında her fikre sahip insanları görmek kaçınılmazdır. Ateist, deist, kominist, eşcinsel, putperest... Ve her türlü fuhşiyat. açıktan, gözler Önünde işlenilir. Bunun da adına; "özgürlük" denmişti. Sahi neydi, özgürlük!? Yarı çıplak giyinip hain bakışları üstüne çekmek mi? Ulu orta yerde içki içmek mi? Muhafazakâr ailelerin çocuklarının önünde yapmaya haya ettiği şeyleri, ulu orta yerde helal olmayan birliktelikleri yaşamak mıydı (!) özgürlük?
- Açıklama
- Mevsim bahar, hafif esen rüzgâr, uçuşan martıların sesi, kıyıya vuran dalgalar, şehrin incisi, İstanbul Boğazı, gündüzü güneş ile parlarken, gecesi şehrin Işıklarıyla bambaşka bir hâl alır. Boğazın kıyısını süsleyen Ortaköy caminin penceresinden bakmalı bide denizin mavisine... Bakmalı bakmasına Sadece gözüyle bakanlar, nasıl görsün Rabbini! Halbuki baktığın her yer bir ayet değil miydi?
Bu güzelliklerin içinde koşturmacalı bir hayatı vardı, İstanbul'un... Ortalama olarak sabahın altısında başlayan akşam sekize kadar süren, sistemin dayatmış olduğu çalışma saatleri. Metro, otobüs, tramvay, vapurlar; sabahın erken saatlerinde, dolup taşıyordu. Günde oniki saati çalışmak ile, iki saati de trafikte geçen köleleştirilmiş bir toplum! Akşam olduğunda evine dönen yorgun bedenler; yemek yedikten sonra yine sistemin hayatlara dayattığı, içini haramların, fuhuşun içerdiği filmleri seyrettikten sonra uyumaya geçiyorlardı... Hafta sonları da futbolla, gezmeyle, çalışan kadın ise; bir kısmı da ev temizliğiyle harcıyordu.
Semtlerin meydanlarında her fikre sahip insanları görmek kaçınılmazdır. Ateist, deist, kominist, eşcinsel, putperest... Ve her türlü fuhşiyat. açıktan, gözler Önünde işlenilir. Bunun da adına; "özgürlük" denmişti. Sahi neydi, özgürlük!? Yarı çıplak giyinip hain bakışları üstüne çekmek mi? Ulu orta yerde içki içmek mi? Muhafazakâr ailelerin çocuklarının önünde yapmaya haya ettiği şeyleri, ulu orta yerde helal olmayan birliktelikleri yaşamak mıydı (!) özgürlük?Stok Kodu:9786259351704Boyut:135-210-Sayfa Sayısı:192Baskı:1Basım Tarihi:2026-01Kapak Türü:KartonKağıt Türü:Kitap KağıdıDili:Türkçe
- Taksit Seçenekleri
- Tüm Kartlar (iyizico ile öde)Taksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim130,00130,00267,60135,20345,93137,80623,40140,40915,89143,00
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
