Bir Türk Subayının Sefer Defteri;Mızraklı Süvari Teğmen Selim Bey'in Günlükleri Ekim–Aralık 1912
Liste Fiyatı :
400,00TL
İndirimli Fiyat :
340,00TL
Kazancınız :
60,00TL
Taksitli fiyat :
9 x 41,56TL
Havale/EFT ile :
331,50TL
9789755539904
1444818
https://www.teklifkitap.com/bir-turk-subayinin-sefer-defteri-mizrakli-suvari-tegmen-selim-beyin-gunlukleri-ekim-aralik-1912
Bir Türk Subayının Sefer Defteri;Mızraklı Süvari Teğmen Selim Bey'in Günlükleri Ekim–Aralık 1912
340.00
Osmanlı ordusunda I. Mızraklı Süvari Alayının bir subayı
olan Teğmen Selim Bey, Fransa'da bir hava kuvvetleri
subayı olarak eğitime gönderilmesini beklerken kendisini
birdenbire savaşın içinde buluyor. İstanbul'dan Süloğlu'na
geliyor (6 Ekim 1912). Oradan, Bulgarlarla çatışa çatışa,
geri çekile çekile Çatalca'ya, oradan da İstanbul'a dönüyor.
Tuttuğu günlükleri Paris'te Fransızca olarak yayımlatıyor
(1913). Teğmen Selim Bey, yalnızca yaşadığı olayları,
tanıklıklarını aktarmakla yetinmiyor, aynı zamanda
Osmanlı'nın çöküşü ve bu gün de hâlâ çağdaş uygarlık
düzeyine ulaşamayışımız hakkında da bize ışık tutan
önemli saptamalarda bulunuyor: "Kimi benden su istiyor,
kimi ekmek... Emir erimle mataralarımızı ve eyer
kuburlarımızı boşaltıyoruz. Hiçbir şeyim kalmadı ve bana
hâlâ yalvarıyorlar. Bu bahtsızlara cesaretlerini
toplamalarını, hasta arabası bulacakları Hasköy'e kadar
sürüklenmelerini söylüyorum. Zavallılar! Bu yiğit
insanlardan kimbilir kaçı yalnızca yaralarından değil,
açlıktan ve bakımsızlıktan ölmek için orada kaldı...” “Yol –
atlarımızın dizlerinin üstüne kadar çamura battıkları
bataklığa bu adı verebilirsek– sahipleri tarafından
ağırlıklarını hafifletmek için rasgele atılmış her çeşitten
araç gerece bakarak seçilebiliyordu. Ordumuzun yollara
ektiği tüm bu malzeme, zavallı milletimizden acımasızca
sökülüp alınan milyonlarca vergiyi temsil etmektedir.
Yalnızca Alman markalarını görüyoruz ve her an
borçlarımızın Berlin'de yutulduğunu düşünüyorum.
Kalbimde aşırı bir öfke var ve bu öfkenin kendimde olduğu
gibi herkeste olmasını istiyorum...Felaketlerimizin büyük
bir bölümünün sorumluluğu bizde, yani Türk ordusunun
subaylarındadır. Milletin ekmeğini yedik ve ona bizden
beklediği hizmetleri verebilecek kapasitede değiliz. Barış
zamanlarında savaşa nasıl hazırlanacağımızı bilmiyorduk,
bizi doğrudan ilgilendirmeyen şeylerle meşguldük;
Türkiye'yi bir anayasa vererek kurtardığımıza inandık, ama
asıl görevimiz olan güçlü ve eğitimli bir ordu yaratmak
üzerine her zaman düşünmedik.”
- Açıklama
- Osmanlı ordusunda I. Mızraklı Süvari Alayının bir subayı olan Teğmen Selim Bey, Fransa'da bir hava kuvvetleri subayı olarak eğitime gönderilmesini beklerken kendisini birdenbire savaşın içinde buluyor. İstanbul'dan Süloğlu'na geliyor (6 Ekim 1912). Oradan, Bulgarlarla çatışa çatışa, geri çekile çekile Çatalca'ya, oradan da İstanbul'a dönüyor. Tuttuğu günlükleri Paris'te Fransızca olarak yayımlatıyor (1913). Teğmen Selim Bey, yalnızca yaşadığı olayları, tanıklıklarını aktarmakla yetinmiyor, aynı zamanda Osmanlı'nın çöküşü ve bu gün de hâlâ çağdaş uygarlık düzeyine ulaşamayışımız hakkında da bize ışık tutan önemli saptamalarda bulunuyor: "Kimi benden su istiyor, kimi ekmek... Emir erimle mataralarımızı ve eyer kuburlarımızı boşaltıyoruz. Hiçbir şeyim kalmadı ve bana hâlâ yalvarıyorlar. Bu bahtsızlara cesaretlerini toplamalarını, hasta arabası bulacakları Hasköy'e kadar sürüklenmelerini söylüyorum. Zavallılar! Bu yiğit insanlardan kimbilir kaçı yalnızca yaralarından değil, açlıktan ve bakımsızlıktan ölmek için orada kaldı...” “Yol – atlarımızın dizlerinin üstüne kadar çamura battıkları bataklığa bu adı verebilirsek– sahipleri tarafından ağırlıklarını hafifletmek için rasgele atılmış her çeşitten araç gerece bakarak seçilebiliyordu. Ordumuzun yollara ektiği tüm bu malzeme, zavallı milletimizden acımasızca sökülüp alınan milyonlarca vergiyi temsil etmektedir. Yalnızca Alman markalarını görüyoruz ve her an borçlarımızın Berlin'de yutulduğunu düşünüyorum. Kalbimde aşırı bir öfke var ve bu öfkenin kendimde olduğu gibi herkeste olmasını istiyorum...Felaketlerimizin büyük bir bölümünün sorumluluğu bizde, yani Türk ordusunun subaylarındadır. Milletin ekmeğini yedik ve ona bizden beklediği hizmetleri verebilecek kapasitede değiliz. Barış zamanlarında savaşa nasıl hazırlanacağımızı bilmiyorduk, bizi doğrudan ilgilendirmeyen şeylerle meşguldük; Türkiye'yi bir anayasa vererek kurtardığımıza inandık, ama asıl görevimiz olan güçlü ve eğitimli bir ordu yaratmak üzerine her zaman düşünmedik.”Stok Kodu:9789755539904Boyut:135-210-Sayfa Sayısı:104Basım Yeri:İstanbulBaskı:1Basım Tarihi:2023-07-03Kapak Türü:KartonKağıt Türü:Kitap KağıdıDili:Türkçe
- Taksit Seçenekleri
- Axess KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim340,00340,002176,80353,603120,13360,40661,20367,20941,56374,00Finansbank KartlarıTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim340,00340,002176,80353,603120,13360,40661,20367,20941,56374,00Bonus KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim340,00340,002176,80353,603120,13360,40661,20367,20941,56374,00Paraf KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim340,00340,002176,80353,603120,13360,40661,20367,20941,56374,00Maximum KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim340,00340,002176,80353,603120,13360,40661,20367,20941,56374,00World KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim340,00340,002176,80353,603120,13360,40661,20367,20941,56374,00Diğer KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim340,00340,002176,80353,603120,13360,40661,20367,20941,56374,00
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
