Muattıla ve Cehmiyye'ye Karşı Savaşta İslam Ordularının Toplanması
Liste Fiyatı :
300,00TL
Taksitli fiyat :
9 x 36,67TL
Havale/EFT ile :
292,50TL
9786259165509
1537300
https://www.teklifkitap.com/muattila-ve-cehmiyyeye-karsi-savasta-islam-ordularinin-toplanmasi
Muattıla ve Cehmiyye'ye Karşı Savaşta İslam Ordularının Toplanması
300
Nimet, mutlak nimet ve mukayyed nimet olmak üzere iki kısma ayrılır. Mutlak nimet, ebedi mutluluğa götüren nimettir, yani İslam ve sünnettir. Allah (azze ve celle) bize her namazımızda kendisinden bu tür nimete mazhar olan, sadece kendilerine bu nimeti vermiş olduğu ve kendilerini Refîk-i A'lâ'nın ehlinden kıldığı kimselerin yoluna iletmesini istememizi emretmiştir. O şöyle buyurmuştur:
"Kim Allah'a ve Resul'e itaat ederse, işte onlar Allah'ın nimetlendirdiği nebîlerle, sıddıklarla, şehidlerle ve sâlihlerle beraberdirler. Onlar ne güzel arkadaştır!" (Nisa, 69)
İşte bu dört sınıf, bu mutlak nimete mazhar olmuş kimselerdir. Aynı şekilde Allah Teâlâ'nın şu buyruğunda kastedilenler de bu nimete mazhar olmuş kimselerdir:
"Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size olan nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'dan razı oldum." (Maide, 3)
Görüldüğü gibi Allah Teâlâ dini onlara izafe etmiştir. Çünkü bu dosdoğru din ile ayrıcalıklı kılınmış olan kimseler diğer ümmetler değil, onlardır. Evet, din bazen kula bazen de Rab Teâlâ'ya izafe edilir. Örneğin "İslam, Allah'ın kendisinden başka hiçbir dini kabul etmeyeceği dinidir" denir. Bu sebeple dualarda da "Allahım, gökten indirmiş olduğun dinine yardım et!" denir.
Allah (azze ve celle) dini (kullara izafe ederek) kemale erdirdiğini, nimeti ise kendisine izafe ederek tamamladığını bildirmiştir. Nimeti kendisine izafe etmiştir çünkü nimetin sahibi olan ve nimeti kullara bahşeden O'dur. Kullar ise O'nun nimetlerine mazhar olma ve onları kabul etme konumundadırlar. Bu sebeple me'sûr bir duada müslümanlar için şu şekilde dua edilir: "(Allahım) onları nimetlerini kabul edip bu nimetler sebebiyle seni öven kimseler kıl. Bu nimetleri onların üzerinde tamam et."
"Kim Allah'a ve Resul'e itaat ederse, işte onlar Allah'ın nimetlendirdiği nebîlerle, sıddıklarla, şehidlerle ve sâlihlerle beraberdirler. Onlar ne güzel arkadaştır!" (Nisa, 69)
İşte bu dört sınıf, bu mutlak nimete mazhar olmuş kimselerdir. Aynı şekilde Allah Teâlâ'nın şu buyruğunda kastedilenler de bu nimete mazhar olmuş kimselerdir:
"Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size olan nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'dan razı oldum." (Maide, 3)
Görüldüğü gibi Allah Teâlâ dini onlara izafe etmiştir. Çünkü bu dosdoğru din ile ayrıcalıklı kılınmış olan kimseler diğer ümmetler değil, onlardır. Evet, din bazen kula bazen de Rab Teâlâ'ya izafe edilir. Örneğin "İslam, Allah'ın kendisinden başka hiçbir dini kabul etmeyeceği dinidir" denir. Bu sebeple dualarda da "Allahım, gökten indirmiş olduğun dinine yardım et!" denir.
Allah (azze ve celle) dini (kullara izafe ederek) kemale erdirdiğini, nimeti ise kendisine izafe ederek tamamladığını bildirmiştir. Nimeti kendisine izafe etmiştir çünkü nimetin sahibi olan ve nimeti kullara bahşeden O'dur. Kullar ise O'nun nimetlerine mazhar olma ve onları kabul etme konumundadırlar. Bu sebeple me'sûr bir duada müslümanlar için şu şekilde dua edilir: "(Allahım) onları nimetlerini kabul edip bu nimetler sebebiyle seni öven kimseler kıl. Bu nimetleri onların üzerinde tamam et."
- Açıklama
- Nimet, mutlak nimet ve mukayyed nimet olmak üzere iki kısma ayrılır. Mutlak nimet, ebedi mutluluğa götüren nimettir, yani İslam ve sünnettir. Allah (azze ve celle) bize her namazımızda kendisinden bu tür nimete mazhar olan, sadece kendilerine bu nimeti vermiş olduğu ve kendilerini Refîk-i A'lâ'nın ehlinden kıldığı kimselerin yoluna iletmesini istememizi emretmiştir. O şöyle buyurmuştur:
"Kim Allah'a ve Resul'e itaat ederse, işte onlar Allah'ın nimetlendirdiği nebîlerle, sıddıklarla, şehidlerle ve sâlihlerle beraberdirler. Onlar ne güzel arkadaştır!" (Nisa, 69)
İşte bu dört sınıf, bu mutlak nimete mazhar olmuş kimselerdir. Aynı şekilde Allah Teâlâ'nın şu buyruğunda kastedilenler de bu nimete mazhar olmuş kimselerdir:
"Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size olan nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'dan razı oldum." (Maide, 3)
Görüldüğü gibi Allah Teâlâ dini onlara izafe etmiştir. Çünkü bu dosdoğru din ile ayrıcalıklı kılınmış olan kimseler diğer ümmetler değil, onlardır. Evet, din bazen kula bazen de Rab Teâlâ'ya izafe edilir. Örneğin "İslam, Allah'ın kendisinden başka hiçbir dini kabul etmeyeceği dinidir" denir. Bu sebeple dualarda da "Allahım, gökten indirmiş olduğun dinine yardım et!" denir.
Allah (azze ve celle) dini (kullara izafe ederek) kemale erdirdiğini, nimeti ise kendisine izafe ederek tamamladığını bildirmiştir. Nimeti kendisine izafe etmiştir çünkü nimetin sahibi olan ve nimeti kullara bahşeden O'dur. Kullar ise O'nun nimetlerine mazhar olma ve onları kabul etme konumundadırlar. Bu sebeple me'sûr bir duada müslümanlar için şu şekilde dua edilir: "(Allahım) onları nimetlerini kabul edip bu nimetler sebebiyle seni öven kimseler kıl. Bu nimetleri onların üzerinde tamam et."Stok Kodu:9786259165509Boyut:170-240-Sayfa Sayısı:396Baskı:1Basım Tarihi:2026-08Çeviren:Mustafa ÖzenliKapak Türü:KartonKağıt Türü:2.HamurDili:Türkçe
- Taksit Seçenekleri
- Tüm Kartlar (iyizico ile öde)Taksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim300,00300,002156,00312,003106,00318,00654,00324,00936,67330,00
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
