Solgun Çağ;Medeniyet Döngüsü
Liste Fiyatı :
300,00TL
İndirimli Fiyat :
177,03TL
Kazancınız :
122,97TL
Taksitli fiyat :
9 x 21,64TL
Havale/EFT ile :
172,60TL
9786258545616
1538780
https://www.teklifkitap.com/solgun-cag-medeniyet-dongusu
Solgun Çağ;Medeniyet Döngüsü
177.03
BİR MEVSİMİN SESSİZ İSTİFASI
Batı merkezli Aydınlanma döneminden bu yana insanlık, zamanın yaydan fırlamış bir ok gibi sonsuza dek ileriye akacağına; geleceğin daima daha zengin, daha hızlı ve daha özgür olacağına inandırıldı. Fosil yakıtların finanse ettiği o şaşaalı ve savurgan Yaz Mevsimi, bu doğrusal ilerleme masalının en parlak perdesiydi. Ancak artık perde kapandı.
Sınırsız büyüme efsanesi, gezegenin biyofiziksel duvarlarına ve termodinamiğin acımasız yasalarına çarpmıştır. Bugün, insanın jeolojik bir yıkım kuvvetine dönüştüğü Antroposen eşiğinde; enerji verimliliğinin düştüğü, marjinal getirisini tüketen sistemlerin hantallaştığı ve çözüm üretme kapasitesini yitiren Zombileşen Kurumların çoğaldığı bir Büyük Solgunluk evresindeyiz. Binalar yerinde duruyor, bürokrasi işliyor, fakat kurumların ruhu çekilmiş, anlam grileşmiş durumda. Uygarlık, kendi oluşturduğu entropi fırtınasıyla yüzleşiyor. Solgun Çağ, okuyucuyu dijital çağın uyuşturucu konforundan ve sahte iyimserliğinden çıkararak, sosyolojinin ve fiziğin amansız gerçekleriyle hesaplaşmaya davet ediyor. Bu disiplinlerarası yolculukta eser;
Güvenlik illüzyonu karşılığında mahremiyetin ve özgürlüğün nasıl gönüllü olarak feda edildiği Karanlık Tünele Girişi,
Algoritmik iktidarın yükselişiyle insanın davranışları dürtülebilen şeffaf bir veri noktasına indirgendiği Dijital Feodalizmi,
Hayatı yalnızca hayatta kalmaya indirgeyen biyopolitik müdahalelerin insan iradesini nasıl kuşattığını temsil eden Büyük Solgunluk Dönemini,
Enerji verimliliği düştükçe karmaşıklığı artan sistemlerin kendi ağırlıkları altında ezilme kaderini belirleyen Termodinamiğin Diktatörlüğünü çarpıcı bir sentezle gözler önüne seriyor.
Güneşin döngülerinden kara deliklerin olay ufkuna, kadim metinlerin kıyamet tasvirlerinden termodinamiğin yasalarına uzanan bu kitap, sıradan bir kıyamet senaryosu ya da edilgen bir felaket tellallığı değildir. Aksine, yaklaşmakta olan Uzun Kışa karşı bir antikırılganlık manifestosudur. Hantal imparatorluklar ve işlevsiz yapılar kışın acımasız seçilimiyle sahneden çekilirken, karların altında sessizce filizlenmeyi bekleyen, esnek ve erdemli yapılar yeni bir Seçici Baharın mimarları olacaktır.
Çünkü güneş solgunlaşıp bildiğimiz dünya entropide çözülürken dahi sarsılmaz bir gerçek yankılanır: Evren yalnızca soğuk bir makine değil, bir Mizan üzerine kurulmuş derin bir düzendir. En büyük kara delik bile, içinde hikmet, merhamet ve anlam taşıyan bir insan iradesini yutmaya yetmeyecektir.
Eğer aklın kötümserliği ile iradenin iyimserliğini birlikte kuşanmaya hazırsanız, artık mevsimin değiştiğini kabul etme vaktidir. Tünelin sonundaki ışığın üzerimize doğru hızla gelen bir trenin farı değil de yeni bir şafak olabilmesi için kışın dondurucu gerçekliğiyle yüzleşmeye davetlisiniz.
Solgun Çağın, onarıcı ve erdemli yeni bir baharın sessizce mayalanışı olması dileğiyle...
Batı merkezli Aydınlanma döneminden bu yana insanlık, zamanın yaydan fırlamış bir ok gibi sonsuza dek ileriye akacağına; geleceğin daima daha zengin, daha hızlı ve daha özgür olacağına inandırıldı. Fosil yakıtların finanse ettiği o şaşaalı ve savurgan Yaz Mevsimi, bu doğrusal ilerleme masalının en parlak perdesiydi. Ancak artık perde kapandı.
Sınırsız büyüme efsanesi, gezegenin biyofiziksel duvarlarına ve termodinamiğin acımasız yasalarına çarpmıştır. Bugün, insanın jeolojik bir yıkım kuvvetine dönüştüğü Antroposen eşiğinde; enerji verimliliğinin düştüğü, marjinal getirisini tüketen sistemlerin hantallaştığı ve çözüm üretme kapasitesini yitiren Zombileşen Kurumların çoğaldığı bir Büyük Solgunluk evresindeyiz. Binalar yerinde duruyor, bürokrasi işliyor, fakat kurumların ruhu çekilmiş, anlam grileşmiş durumda. Uygarlık, kendi oluşturduğu entropi fırtınasıyla yüzleşiyor. Solgun Çağ, okuyucuyu dijital çağın uyuşturucu konforundan ve sahte iyimserliğinden çıkararak, sosyolojinin ve fiziğin amansız gerçekleriyle hesaplaşmaya davet ediyor. Bu disiplinlerarası yolculukta eser;
Güvenlik illüzyonu karşılığında mahremiyetin ve özgürlüğün nasıl gönüllü olarak feda edildiği Karanlık Tünele Girişi,
Algoritmik iktidarın yükselişiyle insanın davranışları dürtülebilen şeffaf bir veri noktasına indirgendiği Dijital Feodalizmi,
Hayatı yalnızca hayatta kalmaya indirgeyen biyopolitik müdahalelerin insan iradesini nasıl kuşattığını temsil eden Büyük Solgunluk Dönemini,
Enerji verimliliği düştükçe karmaşıklığı artan sistemlerin kendi ağırlıkları altında ezilme kaderini belirleyen Termodinamiğin Diktatörlüğünü çarpıcı bir sentezle gözler önüne seriyor.
Güneşin döngülerinden kara deliklerin olay ufkuna, kadim metinlerin kıyamet tasvirlerinden termodinamiğin yasalarına uzanan bu kitap, sıradan bir kıyamet senaryosu ya da edilgen bir felaket tellallığı değildir. Aksine, yaklaşmakta olan Uzun Kışa karşı bir antikırılganlık manifestosudur. Hantal imparatorluklar ve işlevsiz yapılar kışın acımasız seçilimiyle sahneden çekilirken, karların altında sessizce filizlenmeyi bekleyen, esnek ve erdemli yapılar yeni bir Seçici Baharın mimarları olacaktır.
Çünkü güneş solgunlaşıp bildiğimiz dünya entropide çözülürken dahi sarsılmaz bir gerçek yankılanır: Evren yalnızca soğuk bir makine değil, bir Mizan üzerine kurulmuş derin bir düzendir. En büyük kara delik bile, içinde hikmet, merhamet ve anlam taşıyan bir insan iradesini yutmaya yetmeyecektir.
Eğer aklın kötümserliği ile iradenin iyimserliğini birlikte kuşanmaya hazırsanız, artık mevsimin değiştiğini kabul etme vaktidir. Tünelin sonundaki ışığın üzerimize doğru hızla gelen bir trenin farı değil de yeni bir şafak olabilmesi için kışın dondurucu gerçekliğiyle yüzleşmeye davetlisiniz.
Solgun Çağın, onarıcı ve erdemli yeni bir baharın sessizce mayalanışı olması dileğiyle...
- Açıklama
- BİR MEVSİMİN SESSİZ İSTİFASI
Batı merkezli Aydınlanma döneminden bu yana insanlık, zamanın yaydan fırlamış bir ok gibi sonsuza dek ileriye akacağına; geleceğin daima daha zengin, daha hızlı ve daha özgür olacağına inandırıldı. Fosil yakıtların finanse ettiği o şaşaalı ve savurgan Yaz Mevsimi, bu doğrusal ilerleme masalının en parlak perdesiydi. Ancak artık perde kapandı.
Sınırsız büyüme efsanesi, gezegenin biyofiziksel duvarlarına ve termodinamiğin acımasız yasalarına çarpmıştır. Bugün, insanın jeolojik bir yıkım kuvvetine dönüştüğü Antroposen eşiğinde; enerji verimliliğinin düştüğü, marjinal getirisini tüketen sistemlerin hantallaştığı ve çözüm üretme kapasitesini yitiren Zombileşen Kurumların çoğaldığı bir Büyük Solgunluk evresindeyiz. Binalar yerinde duruyor, bürokrasi işliyor, fakat kurumların ruhu çekilmiş, anlam grileşmiş durumda. Uygarlık, kendi oluşturduğu entropi fırtınasıyla yüzleşiyor. Solgun Çağ, okuyucuyu dijital çağın uyuşturucu konforundan ve sahte iyimserliğinden çıkararak, sosyolojinin ve fiziğin amansız gerçekleriyle hesaplaşmaya davet ediyor. Bu disiplinlerarası yolculukta eser;
Güvenlik illüzyonu karşılığında mahremiyetin ve özgürlüğün nasıl gönüllü olarak feda edildiği Karanlık Tünele Girişi,
Algoritmik iktidarın yükselişiyle insanın davranışları dürtülebilen şeffaf bir veri noktasına indirgendiği Dijital Feodalizmi,
Hayatı yalnızca hayatta kalmaya indirgeyen biyopolitik müdahalelerin insan iradesini nasıl kuşattığını temsil eden Büyük Solgunluk Dönemini,
Enerji verimliliği düştükçe karmaşıklığı artan sistemlerin kendi ağırlıkları altında ezilme kaderini belirleyen Termodinamiğin Diktatörlüğünü çarpıcı bir sentezle gözler önüne seriyor.
Güneşin döngülerinden kara deliklerin olay ufkuna, kadim metinlerin kıyamet tasvirlerinden termodinamiğin yasalarına uzanan bu kitap, sıradan bir kıyamet senaryosu ya da edilgen bir felaket tellallığı değildir. Aksine, yaklaşmakta olan Uzun Kışa karşı bir antikırılganlık manifestosudur. Hantal imparatorluklar ve işlevsiz yapılar kışın acımasız seçilimiyle sahneden çekilirken, karların altında sessizce filizlenmeyi bekleyen, esnek ve erdemli yapılar yeni bir Seçici Baharın mimarları olacaktır.
Çünkü güneş solgunlaşıp bildiğimiz dünya entropide çözülürken dahi sarsılmaz bir gerçek yankılanır: Evren yalnızca soğuk bir makine değil, bir Mizan üzerine kurulmuş derin bir düzendir. En büyük kara delik bile, içinde hikmet, merhamet ve anlam taşıyan bir insan iradesini yutmaya yetmeyecektir.
Eğer aklın kötümserliği ile iradenin iyimserliğini birlikte kuşanmaya hazırsanız, artık mevsimin değiştiğini kabul etme vaktidir. Tünelin sonundaki ışığın üzerimize doğru hızla gelen bir trenin farı değil de yeni bir şafak olabilmesi için kışın dondurucu gerçekliğiyle yüzleşmeye davetlisiniz.
Solgun Çağın, onarıcı ve erdemli yeni bir baharın sessizce mayalanışı olması dileğiyle...Stok Kodu:9786258545616Boyut:160-240-Sayfa Sayısı:182Baskı:1Basım Tarihi:2026-09Kapak Türü:KartonKağıt Türü:Kitap KağıdıDili:Türkçe
- Taksit Seçenekleri
- Tüm Kartlar (iyizico ile öde)Taksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim177,03177,03292,06184,11362,55187,65631,87191,19921,64194,73
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
