Tanrı Üzerine Konuşmak;Simone Weil ile Diyalog
Liste Fiyatı :
299,00TL
İndirimli Fiyat :
179,40TL
Kazancınız :
119,60TL
Taksitli fiyat :
9 x 21,93TL
Havale/EFT ile :
174,92TL
9786258904161
1538184
https://www.teklifkitap.com/tanri-uzerine-konusmak-simone-weil-ile-diyalog
Tanrı Üzerine Konuşmak;Simone Weil ile Diyalog
179.4
Byung-Chul Han bu kitapta Simone Weil ile içten bir sohbete girişir ve okuru tek bir teşhisin etrafında toplar: Bugün dinin yaşadığı kriz, belirli inanç içeriklerinin geçerliliğini yitirmesine veya kilisenin güven kaybına indirgenemez. Onun yapısal nedenleri vardır ve bunların başında dikkatin çöküşü gelir. Algı oburlaşır, her türlü tefekkür genişliğinden yoksun kalır: Artık seyretmeyiz, yalnızca yeriz. Enformasyon ve iletişim gürültüsü sessizliği tahrip eder. Dijitalleşme her şeyi el altında, erişilebilir ve tüketilebilir kılarak dikkati sığlaştırır. Sahicilik ve performans zorlaması altında gürültücü ben, Tanrı'yı bizden uzak tutar. Han bu tabloyu Weil'in kavramlarıyla okur. Kimi yerde onu düzeltirken kimi yerde de bugüne taşır: Weil'in para, mekanizasyon, cebir diye saydığı üç canavarın yerini bugün sermaye, dijitalleşme ve yapay zekâ alır.
Kitabın yedi durağı —Dikkat, Yaratımsızlık, Boşluk, Sessizlik, Güzellik, Acı, Eylemsizlik— tek bir argümanın açılımıdır: Üretimin ve tüketimin, enformasyonun ve iletişimin içkinliğinin ötesinde, bizi salt hayatta kalmaktan çekip çıkarabilecek daha yüksek bir gerçeklik, bir aşkınlık vardır ve oraya açılan kapı dikkattir. En yüksek seviyesinde duayla aynı şey olan tefekkürî dikkat, aramayan, tutunmayan, el koymayan bir bekleyiştir. Ona ancak kendini boşaltan, hiç kimse olmayı göze alan ruh muktedirdir. Yaratımsızlık benin geri çekilişidir. Boşluk, gücün termodinamiğini bozarak inayete yer açar. Sessizlik yeninin ebesidir. Güzellik, yenmeyip temaşa edilen bir sakramenttir. Acı, algofobinin hüküm sürdüğü palyatif toplumda yitirdiğimiz gerçeklik duyusudur. Eylemsizlik ise hiçbir gayeye tabi olmayan, hiçbir şey üretmeyen o dindirici sükûnettir. Buradan çıkan çağrı bir geri dönüş değil, medeniyetin tam ortasında zihin ile dünya arasındaki asli ittifakı yeniden kurmaya yönelik bir dönüştür: dikkati yeniden öğrenmek, yani yeniden dua edebilmek.
Kitabın yedi durağı —Dikkat, Yaratımsızlık, Boşluk, Sessizlik, Güzellik, Acı, Eylemsizlik— tek bir argümanın açılımıdır: Üretimin ve tüketimin, enformasyonun ve iletişimin içkinliğinin ötesinde, bizi salt hayatta kalmaktan çekip çıkarabilecek daha yüksek bir gerçeklik, bir aşkınlık vardır ve oraya açılan kapı dikkattir. En yüksek seviyesinde duayla aynı şey olan tefekkürî dikkat, aramayan, tutunmayan, el koymayan bir bekleyiştir. Ona ancak kendini boşaltan, hiç kimse olmayı göze alan ruh muktedirdir. Yaratımsızlık benin geri çekilişidir. Boşluk, gücün termodinamiğini bozarak inayete yer açar. Sessizlik yeninin ebesidir. Güzellik, yenmeyip temaşa edilen bir sakramenttir. Acı, algofobinin hüküm sürdüğü palyatif toplumda yitirdiğimiz gerçeklik duyusudur. Eylemsizlik ise hiçbir gayeye tabi olmayan, hiçbir şey üretmeyen o dindirici sükûnettir. Buradan çıkan çağrı bir geri dönüş değil, medeniyetin tam ortasında zihin ile dünya arasındaki asli ittifakı yeniden kurmaya yönelik bir dönüştür: dikkati yeniden öğrenmek, yani yeniden dua edebilmek.
- Açıklama
- Byung-Chul Han bu kitapta Simone Weil ile içten bir sohbete girişir ve okuru tek bir teşhisin etrafında toplar: Bugün dinin yaşadığı kriz, belirli inanç içeriklerinin geçerliliğini yitirmesine veya kilisenin güven kaybına indirgenemez. Onun yapısal nedenleri vardır ve bunların başında dikkatin çöküşü gelir. Algı oburlaşır, her türlü tefekkür genişliğinden yoksun kalır: Artık seyretmeyiz, yalnızca yeriz. Enformasyon ve iletişim gürültüsü sessizliği tahrip eder. Dijitalleşme her şeyi el altında, erişilebilir ve tüketilebilir kılarak dikkati sığlaştırır. Sahicilik ve performans zorlaması altında gürültücü ben, Tanrı'yı bizden uzak tutar. Han bu tabloyu Weil'in kavramlarıyla okur. Kimi yerde onu düzeltirken kimi yerde de bugüne taşır: Weil'in para, mekanizasyon, cebir diye saydığı üç canavarın yerini bugün sermaye, dijitalleşme ve yapay zekâ alır.
Kitabın yedi durağı —Dikkat, Yaratımsızlık, Boşluk, Sessizlik, Güzellik, Acı, Eylemsizlik— tek bir argümanın açılımıdır: Üretimin ve tüketimin, enformasyonun ve iletişimin içkinliğinin ötesinde, bizi salt hayatta kalmaktan çekip çıkarabilecek daha yüksek bir gerçeklik, bir aşkınlık vardır ve oraya açılan kapı dikkattir. En yüksek seviyesinde duayla aynı şey olan tefekkürî dikkat, aramayan, tutunmayan, el koymayan bir bekleyiştir. Ona ancak kendini boşaltan, hiç kimse olmayı göze alan ruh muktedirdir. Yaratımsızlık benin geri çekilişidir. Boşluk, gücün termodinamiğini bozarak inayete yer açar. Sessizlik yeninin ebesidir. Güzellik, yenmeyip temaşa edilen bir sakramenttir. Acı, algofobinin hüküm sürdüğü palyatif toplumda yitirdiğimiz gerçeklik duyusudur. Eylemsizlik ise hiçbir gayeye tabi olmayan, hiçbir şey üretmeyen o dindirici sükûnettir. Buradan çıkan çağrı bir geri dönüş değil, medeniyetin tam ortasında zihin ile dünya arasındaki asli ittifakı yeniden kurmaya yönelik bir dönüştür: dikkati yeniden öğrenmek, yani yeniden dua edebilmek.Stok Kodu:9786258904161Boyut:120-195-Sayfa Sayısı:96Baskı:1Basım Tarihi:2026-09Çeviren:Kadir FilizKapak Türü:KartonKağıt Türü:Kitap KağıdıDili:Türkçe
- Taksit Seçenekleri
- Tüm Kartlar (iyizico ile öde)Taksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim179,40179,40293,29186,58363,39190,16632,29193,75921,93197,34
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
