Üniversiteden Sonra;Yükeköğrenimin Bir Geleceği Var mı?
Liste Fiyatı :
599,00TL
İndirimli Fiyat :
359,40TL
Kazancınız :
239,60TL
Taksitli fiyat :
9 x 43,93TL
Havale/EFT ile :
350,42TL
9786258904413
1539496
https://www.teklifkitap.com/universiteden-sonra-yukekogrenimin-bir-gelecegi-var-mi
Üniversiteden Sonra;Yükeköğrenimin Bir Geleceği Var mı?
359.4
Üniversiteden ne bekliyoruz ve neden her seferinde hayal kırıklığına uğruyoruz?
Chad Wellmon bu soruyu sekiz yüzyıllık bir tarihin içinden yanıtlıyor. Okur bu kitapta orta çağ
Bologna'sının âlim loncalarından Berlin'in araştırma seminerlerine, Amerikan toprak bağışı kolejlerinden
Clark Kerr'in "mültiversite" dediği şeye, Nyerere'nin Tanzanya'sındaki ve Makerere'deki sömürgecilik
sonrası üniversitelerden bugünün borçlu lisans öğrencisine uzanan geniş bir tarih bulacak. Bunların yanı sıra
kurumun bugünkü hâlinin yakın plan bir portresini: insan
sermayesi kuramının iktisat seminerlerinden devlet politikasına nasıl terfi ettiğini, bağış fonuyla tesis
yönetiminin nasıl birer amaca dönüştüğünü ve öğrencilerin yaşamını dersliklerden kopuk biçimde yöneten o
bürokrasi bataklığını –Wellmon'un adlandırmasıyla Öteki Üniversiteyi...
Wellmon'un savı, üniversitelerin yüksek bir ideale ihanet ettiği yolundaki tanıdık yakınmadan çok daha
rahatsız edici: Üniversiteler o ideale ihanet etmedi, onu kaptı. Yükseköğrenim –disiplinli çalışma,
entelektüel arzu, bilmenin içsel iyileri– ile yükseköğretim –diploma, yeterlik belgesi ve insan sermayesi
üreten bir sistem– aynı şey değildir. Üniversite birincisini barındırır ama ikincisinden geçinir. Kendisine
yönelen arzuyu kariyer planına, ahlaki soruyu prosedüre, öğrenmeyi çıktıya saptırır; disiplinli çalışmanın
değerini kendi hanesine yazar. Bu bir yozlaşma değil, kurumun çalışma biçimidir. Bu yüzden üniversiteden
ahlaki berraklık beklemek de bir kategori hatasıdır. Savunulmayı hak eden şey kurum değil, kurumun içinde
ve dışında sürdürülen disiplinli çalışmanın kendisidir.
Üniversite yeterli değildir. Zaten hiçbir zaman olmadı.
Chad Wellmon bu soruyu sekiz yüzyıllık bir tarihin içinden yanıtlıyor. Okur bu kitapta orta çağ
Bologna'sının âlim loncalarından Berlin'in araştırma seminerlerine, Amerikan toprak bağışı kolejlerinden
Clark Kerr'in "mültiversite" dediği şeye, Nyerere'nin Tanzanya'sındaki ve Makerere'deki sömürgecilik
sonrası üniversitelerden bugünün borçlu lisans öğrencisine uzanan geniş bir tarih bulacak. Bunların yanı sıra
kurumun bugünkü hâlinin yakın plan bir portresini: insan
sermayesi kuramının iktisat seminerlerinden devlet politikasına nasıl terfi ettiğini, bağış fonuyla tesis
yönetiminin nasıl birer amaca dönüştüğünü ve öğrencilerin yaşamını dersliklerden kopuk biçimde yöneten o
bürokrasi bataklığını –Wellmon'un adlandırmasıyla Öteki Üniversiteyi...
Wellmon'un savı, üniversitelerin yüksek bir ideale ihanet ettiği yolundaki tanıdık yakınmadan çok daha
rahatsız edici: Üniversiteler o ideale ihanet etmedi, onu kaptı. Yükseköğrenim –disiplinli çalışma,
entelektüel arzu, bilmenin içsel iyileri– ile yükseköğretim –diploma, yeterlik belgesi ve insan sermayesi
üreten bir sistem– aynı şey değildir. Üniversite birincisini barındırır ama ikincisinden geçinir. Kendisine
yönelen arzuyu kariyer planına, ahlaki soruyu prosedüre, öğrenmeyi çıktıya saptırır; disiplinli çalışmanın
değerini kendi hanesine yazar. Bu bir yozlaşma değil, kurumun çalışma biçimidir. Bu yüzden üniversiteden
ahlaki berraklık beklemek de bir kategori hatasıdır. Savunulmayı hak eden şey kurum değil, kurumun içinde
ve dışında sürdürülen disiplinli çalışmanın kendisidir.
Üniversite yeterli değildir. Zaten hiçbir zaman olmadı.
- Açıklama
- Üniversiteden ne bekliyoruz ve neden her seferinde hayal kırıklığına uğruyoruz?
Chad Wellmon bu soruyu sekiz yüzyıllık bir tarihin içinden yanıtlıyor. Okur bu kitapta orta çağ
Bologna'sının âlim loncalarından Berlin'in araştırma seminerlerine, Amerikan toprak bağışı kolejlerinden
Clark Kerr'in "mültiversite" dediği şeye, Nyerere'nin Tanzanya'sındaki ve Makerere'deki sömürgecilik
sonrası üniversitelerden bugünün borçlu lisans öğrencisine uzanan geniş bir tarih bulacak. Bunların yanı sıra
kurumun bugünkü hâlinin yakın plan bir portresini: insan
sermayesi kuramının iktisat seminerlerinden devlet politikasına nasıl terfi ettiğini, bağış fonuyla tesis
yönetiminin nasıl birer amaca dönüştüğünü ve öğrencilerin yaşamını dersliklerden kopuk biçimde yöneten o
bürokrasi bataklığını –Wellmon'un adlandırmasıyla Öteki Üniversiteyi...
Wellmon'un savı, üniversitelerin yüksek bir ideale ihanet ettiği yolundaki tanıdık yakınmadan çok daha
rahatsız edici: Üniversiteler o ideale ihanet etmedi, onu kaptı. Yükseköğrenim –disiplinli çalışma,
entelektüel arzu, bilmenin içsel iyileri– ile yükseköğretim –diploma, yeterlik belgesi ve insan sermayesi
üreten bir sistem– aynı şey değildir. Üniversite birincisini barındırır ama ikincisinden geçinir. Kendisine
yönelen arzuyu kariyer planına, ahlaki soruyu prosedüre, öğrenmeyi çıktıya saptırır; disiplinli çalışmanın
değerini kendi hanesine yazar. Bu bir yozlaşma değil, kurumun çalışma biçimidir. Bu yüzden üniversiteden
ahlaki berraklık beklemek de bir kategori hatasıdır. Savunulmayı hak eden şey kurum değil, kurumun içinde
ve dışında sürdürülen disiplinli çalışmanın kendisidir.
Üniversite yeterli değildir. Zaten hiçbir zaman olmadı.Stok Kodu:9786258904413Boyut:125-195-Sayfa Sayısı:504Baskı:1Basım Tarihi:2026-10Çeviren:Çiğdem Özkan SevKapak Türü:KartonKağıt Türü:Kitap KağıdıDili:Türkçe
- Taksit Seçenekleri
- Tüm Kartlar (iyizico ile öde)Taksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim359,40359,402186,89373,783126,99380,96664,69388,15943,93395,34
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
