Fıkıhta Cevaz-Daman İlişkisi
Liste Fiyatı :
260,00TL
İndirimli Fiyat :
171,63TL
Kazancınız :
88,37TL
Taksitli fiyat :
9 x 20,98TL
Havale/EFT ile :
167,34TL
9786258910414
1540027
https://www.teklifkitap.com/fikihta-cevaz-daman-iliskisi
Fıkıhta Cevaz-Daman İlişkisi
171.63
Bu çalışma, İslam hukukunda cevaz ile daman arasındaki ilişkiyi "Cevâz-ı şer'î damâna münâfîdir" kaidesi ekseninde incelemektedir. Fıkhın farklı alanlarında karşılaşılan daman meselelerinin yalnızca fiilin sonucuna göre değil, fiilin şer'î niteliği, izin kaynağı, kapsamı ve sınırları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğinden hareket eden eser, söz konusu kaidenin anlamını, tarihî gelişimini, mezhepler arasındaki görünümünü ve uygulama alanlarını mukayeseli bir yöntemle ele almaktadır. Çalışmada öncelikle cevaz, damân, izin ve benzeri temel kavramlar açıklanmakta; ardından kaidenin erken dönem fıkhî uygulamalardaki izleri, yerleşik lafza ulaşma süreci ve Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî literatüründeki karşılıkları incelenmektedir. Kaidenin şer'î ve hukukî temelleri yanında, şer'an vacip veya câiz kabul edilen fiillerden doğan zararların hangi şartlarda tazmin sorumluluğunu
ortadan kaldırdığı da tartışılmaktadır. Eserde ibadetler, aile hukuku, borçlar ve akitler, ceza ve yargılama ile kamu yararına ilişkin çeşitli meseleler üzerinden kaidenin somut yansımaları gösterilmekte; selâmet şartı, teaddî, kusur, hak sahibinin izni, zaruret ve hakkın kötüye kullanılması gibi ölçütler çerçevesinde kaidenin sınırları belirlenmektedir. Böylece çalışma, şer'î cevazın damân üzerindeki etkisini mutlaklaştırmadan, klasik fıkıh birikimini sistematik bir çerçevede ortaya koymayı ve çağdaş hukukî sorumluluk tartışmalarına kavramsal bir katkı sunmayı amaçlamaktadır. Mezheplerin ortaklaştığı ve ayrıştığı noktaları görünür kılan bu yaklaşım, kaidenin yalnızca teorik bir hukuk ilkesi olmadığını; günlük hayat, özel hukuk, kamu düzeni ve yargılama alanlarında somut sonuçlar doğuran işlevsel bir ölçüt olduğunu da göstermektedir. Bu yönüyle eser, hem klasik fıkıh literatürünün kavramsal zenginliğini ortaya çıkarmakta hem de zarar, daman ve hukukî izin arasındaki ilişkinin daha bütüncül biçimde anlaşılmasına katkı sağlamaktadır.
ortadan kaldırdığı da tartışılmaktadır. Eserde ibadetler, aile hukuku, borçlar ve akitler, ceza ve yargılama ile kamu yararına ilişkin çeşitli meseleler üzerinden kaidenin somut yansımaları gösterilmekte; selâmet şartı, teaddî, kusur, hak sahibinin izni, zaruret ve hakkın kötüye kullanılması gibi ölçütler çerçevesinde kaidenin sınırları belirlenmektedir. Böylece çalışma, şer'î cevazın damân üzerindeki etkisini mutlaklaştırmadan, klasik fıkıh birikimini sistematik bir çerçevede ortaya koymayı ve çağdaş hukukî sorumluluk tartışmalarına kavramsal bir katkı sunmayı amaçlamaktadır. Mezheplerin ortaklaştığı ve ayrıştığı noktaları görünür kılan bu yaklaşım, kaidenin yalnızca teorik bir hukuk ilkesi olmadığını; günlük hayat, özel hukuk, kamu düzeni ve yargılama alanlarında somut sonuçlar doğuran işlevsel bir ölçüt olduğunu da göstermektedir. Bu yönüyle eser, hem klasik fıkıh literatürünün kavramsal zenginliğini ortaya çıkarmakta hem de zarar, daman ve hukukî izin arasındaki ilişkinin daha bütüncül biçimde anlaşılmasına katkı sağlamaktadır.
- Açıklama
- Bu çalışma, İslam hukukunda cevaz ile daman arasındaki ilişkiyi "Cevâz-ı şer'î damâna münâfîdir" kaidesi ekseninde incelemektedir. Fıkhın farklı alanlarında karşılaşılan daman meselelerinin yalnızca fiilin sonucuna göre değil, fiilin şer'î niteliği, izin kaynağı, kapsamı ve sınırları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğinden hareket eden eser, söz konusu kaidenin anlamını, tarihî gelişimini, mezhepler arasındaki görünümünü ve uygulama alanlarını mukayeseli bir yöntemle ele almaktadır. Çalışmada öncelikle cevaz, damân, izin ve benzeri temel kavramlar açıklanmakta; ardından kaidenin erken dönem fıkhî uygulamalardaki izleri, yerleşik lafza ulaşma süreci ve Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî literatüründeki karşılıkları incelenmektedir. Kaidenin şer'î ve hukukî temelleri yanında, şer'an vacip veya câiz kabul edilen fiillerden doğan zararların hangi şartlarda tazmin sorumluluğunu
ortadan kaldırdığı da tartışılmaktadır. Eserde ibadetler, aile hukuku, borçlar ve akitler, ceza ve yargılama ile kamu yararına ilişkin çeşitli meseleler üzerinden kaidenin somut yansımaları gösterilmekte; selâmet şartı, teaddî, kusur, hak sahibinin izni, zaruret ve hakkın kötüye kullanılması gibi ölçütler çerçevesinde kaidenin sınırları belirlenmektedir. Böylece çalışma, şer'î cevazın damân üzerindeki etkisini mutlaklaştırmadan, klasik fıkıh birikimini sistematik bir çerçevede ortaya koymayı ve çağdaş hukukî sorumluluk tartışmalarına kavramsal bir katkı sunmayı amaçlamaktadır. Mezheplerin ortaklaştığı ve ayrıştığı noktaları görünür kılan bu yaklaşım, kaidenin yalnızca teorik bir hukuk ilkesi olmadığını; günlük hayat, özel hukuk, kamu düzeni ve yargılama alanlarında somut sonuçlar doğuran işlevsel bir ölçüt olduğunu da göstermektedir. Bu yönüyle eser, hem klasik fıkıh literatürünün kavramsal zenginliğini ortaya çıkarmakta hem de zarar, daman ve hukukî izin arasındaki ilişkinin daha bütüncül biçimde anlaşılmasına katkı sağlamaktadır.Stok Kodu:9786258910414Boyut:135-210-Sayfa Sayısı:167Baskı:1Basım Tarihi:2026-10Kapak Türü:KartonKağıt Türü:Kitap KağıdıDili:Türkçe
- Taksit Seçenekleri
- Tüm Kartlar (iyizico ile öde)Taksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim171,63171,63289,25178,50360,64181,93630,89185,36920,98188,79
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
