İbnü'l-Mutahhar el-Hillî ve İslâm Kelâmında İnsan Hürriyeti
Liste Fiyatı :
380,00TL
İndirimli Fiyat :
228,00TL
Kazancınız :
152,00TL
Taksitli fiyat :
9 x 27,87TL
Havale/EFT ile :
222,30TL
9786258910025
1537301
https://www.teklifkitap.com/ibnul-mutahhar-el-hilli-ve-islam-kelaminda-insan-hurriyeti
İbnü'l-Mutahhar el-Hillî ve İslâm Kelâmında İnsan Hürriyeti
228
İnsanlar iradeyi bilinçli bir şekilde kullanma yetisinin yalnızca kendilerine verilmesinden
ziyade; iradenin mahiyetini, sorumluluk alanını ve sınırlarını çağlar boyunca hep merak etmiş,
mezkûr sorular çerçevesinde çeşitli fikirler üretmiştir. Bu bağlamda onlar: "irade alelâde bir
bilişsel süreç mi yoksa ilâhi ödül ve cezaya ulaşma aracı mı? Peki, insan tamamen özgür
müdür? Eğer tam bir hürriyete sahipse iradesi sonucu ortaya çıkan fiillerin sahibi kimdir?
Fiillerinin neticesinde kaderini kendisi mi belirlemektedir yoksa Allah'ın çizdiği yoldan mı
gitmektedir?" gibi sorulara ikna edici cevaplar aramışlardır. Bu sebeple iradeyle işlenen
fiillerin, kime ait olduğu hususu düşünce tarihinde sürekli varolan, anlaşılması zor ve
kapsamlı bir konu olarak önemini sürekli korumuştur. Zihin bulanıklığına neden olan bu
durum ef'âl-i ibâd ve iradenin insana mı yoksa Allah'a mı ait olduğu değil, kaderinin
şekillenmesinde insanın bilişsel sürece ne denli etki ettiği, Allah'ın kudreti ve iradesinin
yanında kulun kudret ve iradesinin işlevsel olup olmadığı meselesidir. Bu bakımdan zikredilen
konular üzerinde her filozof, fikir akımı ve mezhep âlimi kendi görüş ve tarikine göre cevaplar
aramıştır. İşte bu âlimlerden birisi de Şîa'nın velûd âlimlerinden İbnü'l-Mutahhar el-Hillî
olmuştur. O yazdığı çeşitli eserleriyle insan hürriyeti üzerine açıklamalarda bulunmuş ve
konuyu kendi ekolü çerçevesinde derinlemesine incelemeye gayret etmiştir. el-Hillî'nin
yaşadığı dönemin siyasî olayları ve mezhebî vâkıaları fikrî anlayışına yönelik etkileri açısından
son derece önem taşımıştır. Müntesibi olduğu usûlî ekolün getirdiği aklî çözümleme yöntemi
sayesinde insan hürriyetinde özgürlükçü bir yaklaşımı kabul etmiş, insanın kendi fiillerinin
sahibi olduğu sonucuna ulaşmıştır. el-Hillî'nin özgür irade ve kudrete sahip insan tasavvuru
onların eylemlerini gerçekleştirmedeki ihtiyârını ortaya koyması açısından hareket kabiliyeti
sağlamıştır. Bu çerçevede el-Hillî görüşlerinde Mu'tezilenin fikirlerinden faydalanmış, sünnî
düşüncenin insan hürriyeti fikrine ise Eş'arî'liğin açıklamaları üzerinden tenkitlerde
bulunmuştur. Özellikle Eş'arî'liğin kesb ve fiil anlayışına yönelik ifadeleri, insan fiillerine
yönelik teorisini daha anlaşılır kılmıştır. Ayrıca ortaya koyduğu düşünceleri şiî kelâm
düşüncesinin eklektik bir yapıya evrilmesine tesir etmiştir.
ziyade; iradenin mahiyetini, sorumluluk alanını ve sınırlarını çağlar boyunca hep merak etmiş,
mezkûr sorular çerçevesinde çeşitli fikirler üretmiştir. Bu bağlamda onlar: "irade alelâde bir
bilişsel süreç mi yoksa ilâhi ödül ve cezaya ulaşma aracı mı? Peki, insan tamamen özgür
müdür? Eğer tam bir hürriyete sahipse iradesi sonucu ortaya çıkan fiillerin sahibi kimdir?
Fiillerinin neticesinde kaderini kendisi mi belirlemektedir yoksa Allah'ın çizdiği yoldan mı
gitmektedir?" gibi sorulara ikna edici cevaplar aramışlardır. Bu sebeple iradeyle işlenen
fiillerin, kime ait olduğu hususu düşünce tarihinde sürekli varolan, anlaşılması zor ve
kapsamlı bir konu olarak önemini sürekli korumuştur. Zihin bulanıklığına neden olan bu
durum ef'âl-i ibâd ve iradenin insana mı yoksa Allah'a mı ait olduğu değil, kaderinin
şekillenmesinde insanın bilişsel sürece ne denli etki ettiği, Allah'ın kudreti ve iradesinin
yanında kulun kudret ve iradesinin işlevsel olup olmadığı meselesidir. Bu bakımdan zikredilen
konular üzerinde her filozof, fikir akımı ve mezhep âlimi kendi görüş ve tarikine göre cevaplar
aramıştır. İşte bu âlimlerden birisi de Şîa'nın velûd âlimlerinden İbnü'l-Mutahhar el-Hillî
olmuştur. O yazdığı çeşitli eserleriyle insan hürriyeti üzerine açıklamalarda bulunmuş ve
konuyu kendi ekolü çerçevesinde derinlemesine incelemeye gayret etmiştir. el-Hillî'nin
yaşadığı dönemin siyasî olayları ve mezhebî vâkıaları fikrî anlayışına yönelik etkileri açısından
son derece önem taşımıştır. Müntesibi olduğu usûlî ekolün getirdiği aklî çözümleme yöntemi
sayesinde insan hürriyetinde özgürlükçü bir yaklaşımı kabul etmiş, insanın kendi fiillerinin
sahibi olduğu sonucuna ulaşmıştır. el-Hillî'nin özgür irade ve kudrete sahip insan tasavvuru
onların eylemlerini gerçekleştirmedeki ihtiyârını ortaya koyması açısından hareket kabiliyeti
sağlamıştır. Bu çerçevede el-Hillî görüşlerinde Mu'tezilenin fikirlerinden faydalanmış, sünnî
düşüncenin insan hürriyeti fikrine ise Eş'arî'liğin açıklamaları üzerinden tenkitlerde
bulunmuştur. Özellikle Eş'arî'liğin kesb ve fiil anlayışına yönelik ifadeleri, insan fiillerine
yönelik teorisini daha anlaşılır kılmıştır. Ayrıca ortaya koyduğu düşünceleri şiî kelâm
düşüncesinin eklektik bir yapıya evrilmesine tesir etmiştir.
- Açıklama
- İnsanlar iradeyi bilinçli bir şekilde kullanma yetisinin yalnızca kendilerine verilmesinden
ziyade; iradenin mahiyetini, sorumluluk alanını ve sınırlarını çağlar boyunca hep merak etmiş,
mezkûr sorular çerçevesinde çeşitli fikirler üretmiştir. Bu bağlamda onlar: "irade alelâde bir
bilişsel süreç mi yoksa ilâhi ödül ve cezaya ulaşma aracı mı? Peki, insan tamamen özgür
müdür? Eğer tam bir hürriyete sahipse iradesi sonucu ortaya çıkan fiillerin sahibi kimdir?
Fiillerinin neticesinde kaderini kendisi mi belirlemektedir yoksa Allah'ın çizdiği yoldan mı
gitmektedir?" gibi sorulara ikna edici cevaplar aramışlardır. Bu sebeple iradeyle işlenen
fiillerin, kime ait olduğu hususu düşünce tarihinde sürekli varolan, anlaşılması zor ve
kapsamlı bir konu olarak önemini sürekli korumuştur. Zihin bulanıklığına neden olan bu
durum ef'âl-i ibâd ve iradenin insana mı yoksa Allah'a mı ait olduğu değil, kaderinin
şekillenmesinde insanın bilişsel sürece ne denli etki ettiği, Allah'ın kudreti ve iradesinin
yanında kulun kudret ve iradesinin işlevsel olup olmadığı meselesidir. Bu bakımdan zikredilen
konular üzerinde her filozof, fikir akımı ve mezhep âlimi kendi görüş ve tarikine göre cevaplar
aramıştır. İşte bu âlimlerden birisi de Şîa'nın velûd âlimlerinden İbnü'l-Mutahhar el-Hillî
olmuştur. O yazdığı çeşitli eserleriyle insan hürriyeti üzerine açıklamalarda bulunmuş ve
konuyu kendi ekolü çerçevesinde derinlemesine incelemeye gayret etmiştir. el-Hillî'nin
yaşadığı dönemin siyasî olayları ve mezhebî vâkıaları fikrî anlayışına yönelik etkileri açısından
son derece önem taşımıştır. Müntesibi olduğu usûlî ekolün getirdiği aklî çözümleme yöntemi
sayesinde insan hürriyetinde özgürlükçü bir yaklaşımı kabul etmiş, insanın kendi fiillerinin
sahibi olduğu sonucuna ulaşmıştır. el-Hillî'nin özgür irade ve kudrete sahip insan tasavvuru
onların eylemlerini gerçekleştirmedeki ihtiyârını ortaya koyması açısından hareket kabiliyeti
sağlamıştır. Bu çerçevede el-Hillî görüşlerinde Mu'tezilenin fikirlerinden faydalanmış, sünnî
düşüncenin insan hürriyeti fikrine ise Eş'arî'liğin açıklamaları üzerinden tenkitlerde
bulunmuştur. Özellikle Eş'arî'liğin kesb ve fiil anlayışına yönelik ifadeleri, insan fiillerine
yönelik teorisini daha anlaşılır kılmıştır. Ayrıca ortaya koyduğu düşünceleri şiî kelâm
düşüncesinin eklektik bir yapıya evrilmesine tesir etmiştir.Stok Kodu:9786258910025Boyut:135-210-Sayfa Sayısı:302Baskı:1Basım Tarihi:2026-08Kapak Türü:KartonKağıt Türü:Kitap KağıdıDili:Türkçe
- Taksit Seçenekleri
- Tüm Kartlar (iyizico ile öde)Taksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim228,00228,002118,56237,12380,56241,68641,04246,24927,87250,80
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
